Üstelik onların göndermiş olduğunuz maila verdiği tepkiyi ölçerek, bir sonraki çalışmanızın daha başarılı olmasını sağlayabilirsiniz. Özellikle teknik yatırımın ve hazırlığın az olması nedeniyle "ucuz" bir yöntem olarak da kabul edilir ancak biraz üzerine düşündüğünüzde hiç de öyle olmadığını siz de farkedersiniz.
Gün içinde size gelen e-bultenleri düşünün; kaçını açıp okuyorsunuz. Mutlaka okuduklarınız vardır. Peki okuduklarınız ile okumadıklarınız arasındaki fark ne? İlgililik(relevancy). Eğer gönderilen içerik ilginizi çekiyor ise okuyor, çekmiyor ise görmezden geliyor, siliyor veya "add to spam"i klikliyosunuz. Peki bu ayrımı nasıl yapıyorsunuz? Bütün mailllari tek tek okuyarak mı? Hayır. Size gelen maillar konusunda da farkında olmadan bir marka bilinci oluşturuyorsunuz. "X firması hiç ilgimi çekmeyen şeyler gönderiyor". X firması artık ağzı ile kuş tutsa size göndereceği mailların açılmasını sağlayamaz.
E-mail ile pazarlamanın maliyeti burada ortaya çıkıyor. Eğer doğru müşteri ile doğru iletişimi kurmazsanız e-mail kanalında o müşteriyi kaybetmiş olursunuz. Daha kötü senaryo ise; sizin göndermiş olduğunuz maillara dayanamayan müşteriniz sizinle diğer kanallarda da iletişimi keser.
E-mail ile pazarlama eğer 1-1 pazarlama yöntemi ise o zaman gönderdiğiniz kişinin profilini dikkate alarak gönderim yapın. Tek tek kişileri yapamıyorsanız bile müşterilerinizi segmente edin, ve kullanıdığınız içerikten, görsele kadar bütün bileşenleri segmentin beklentilerini dikkate alarak belirleyin.